Mayıs 18, 2007

Olmuş(,) olmayabilir miydi ?..

... zal yazılarından parçalar ... o yazıları yazdıran için ...


“… ne de olsa “anlam” her şeydi: Evren’de ve evren içre evrenlerde, kurumuş bir yaprağın dalından düşüşünden, bir yıldızın ölümüne kadar gerçekleşen hiçbir olay “öylesine” gerçekleşmiyor, her şey bir “anlam” kapsamında ve belirli bir “yasa”ya göre varola geliyordu …” diye yazmışım, 2005 Nisan’ında ... ve bugün ... ne değişti ?.. hiçbir yaşamda ve her yaşamın hiçbir aşamasında raslantılara inanmam ben ... rastlantı gibi görünen şeylerin – yalnızca – öyle göründüklerini ve bunun da görünüşlerin aldatıcı doğasının bir örneği olduğunu; gerçeğin ise göründüğü gibi olmadığını düşünürüm ... sırf olayların, “neden öyle” ve “oldukları gibi olduğunu” anlayamadığımız; sonsuz olaylar arasındaki – yine – sonsuz sayıdaki bağlantıları kuramadığımız için, olaylara rastlantı-dır deyip geçtiğimizi ... felsefe ve inanç ... “görünenden güçlüdür görünmeyen bağlantı” demişti Herakleitos ... ve bizler, görünen bağlantılarla yetinmemizden ve bu – yalnızca görünen – bağlantıların, yaşanan hiçbir şeyin – aslında – rastlantı olmadığını bizlere kavratacak denli güçlü olmamasından; ve yine bizlerin de görünmeyen bağlantıları görme olanaksızlığımızdan dolayıdır ki olan/olmuş bir şeyin – aslında – olmayabilir de olduğunu veya olabileceğini düşünürüz ... burada sorun, bir şeyin olma ya da olmama olasılığı üzerine düşünmek değil; ama zaten olmuş bir şeyin – aslında – olmayabilir de olabileceğini düşünmektir ... bir şey olmuş-sa, o – hiçbir zaman – olmayabilir olmamıştır aslında ... olmuş-sa – mutlaka; ama mutlaka – olacağı için olmuştur ...

1 yorum:

Aze dedi ki...

Gerçekten mi ?