Haziran 24, 2007

Kadın ve Ritsos ...



... çoğu hüzünlü akşam gibi yağmurlu bir akşam … dahası, şubatın siyah soğuğu … küçük bir su birikintisi içinde birbiri ardı sıra intihar eden yağmur damlaları ve su birikintisini renklendiren yalnız bir trafik lambası … rengi kırmızı …lambanın kırmızısında kapanıp yeşilinde açılan gök mavisi gözleriyle pencereden dışarı bakan bir kadın …

... ne yeniden kırmızıya dönen trafik lambasını görüyor ne de su birikintisinde yitip giden damlaları … ince beyaz parmaklarıyla pencerenin pervazından destek almış, insanın evrendeki en güzel varlık olduğunu haykıran bir Yunan heykeli edasıyla duruyor pencerenin önünde … dış-dünyaya kayıtsız; ama katıksız iradenin simgesi yüzünde, ince uzun gölgeler bırakıyor pencere camı üzerinde kayan yağmur damlaları … dışarı bakan; ama tüm çıplaklığıyla içini gören gözleri Ritsos’u çağırıyor sanki …


Göklere inanırdım eskiden,

Ama sen, denizlerin

Derinliğini gösterdin bana,

Ölü kentleri,

Unutulmuş ormanları,

Boğulmuş gürültüleriyle.

Gök şimdi yaralı bir martı,

Süzüldü denize.

Sana kargaşalığın üzerindeki

Köprüyü kurmaya çalışan bu el

Kırıldı.

... içinde yanan ateş … sevgisinin sürekli harladığı ve zaten hiç sönmeyecek olan … nefretinin yaktığı ateşi bir çırpıda söndüren iradesi yetersiz kalıyordu şimdi sevgisinin yaktığı ateşin karşısında … oysa ki uyarılmıştı :.. sevgi nefretten daha tehlikeli ve acımasızdı ...

... ne de olsa bilerek yakardı insan sevgi ateşini ve hiç düşünmezdi önünü alıp alamayacağını ... binlerce kelebeğin kanat çırpışıyla giderek harlanırdı ateş … bahar şarkıları eşlik ederdi çıtırtılara … o ateş ki iradenin kontrolü altında içini aydınlatırken insanın, gönüllü bir iradesizlik durumunda, hiç tereddüt göstermezdi bir cehenneme dönüşmekte …

... bir zamanlar sevgisinin ateşiyle ısınan o asude kadın, sevgisinin cehenneminde yanandı şimdi …


Şiir :.. Yannis Ritsos; Kızkardeşimin Türküsü’nden ...


Resim :.. Bill Mack; Encircled Enigma ...

0 yorum: