Haziran 24, 2007

Yalan değil; aldanış !..


|18| Dolayısıyla bir yalan değildi seni inandırdığım. Yaşanan, ikimizin de paylaştığı ortak bir aldanış-tı. Ne sen bana yalan söyledin, ne de ben sana. İkimiz de aldandık ve bu aldanışlarımızdan dolayı aldattık birbirimizi; ama yalan söylemedik birbirimize.


[...]


|1| Benim bulunduğum konumdan konuşmak daha kolay olabilir(di). Bunu kabul edebilir(d)im; ama kolay ya da zor; yaşanılan veya yaşanıldığı sanılan bir takım şeylere “yalan”mış atfında bulunup, ne o olaylara ne de o olayların taraflarına haksızlık etmek istemem. Var sanılan bazı şeyler olmayabilirler ve insan, – aslında – olmayan bir şeyi var da sanabilir kimi zaman.


|2| Ancak var veya yok saymak başka şeydir; var veya yok sanmak başka şey.


|3| İlk durumda, var veya yok saydığımız şeye ilişkin, var veya yok olması konusunda bir bilgi sahibiyken; ikinci durumda, var veya yok sandığımız şeye ilişkin, az önce sözü edilen konuda, bir bilgiden yoksunuzdur.


|4| Bu bağlamda, var olduğunu bildiğimiz bir şeyi, yok; yok olduğunu bildiğimiz bir şeyi de var sayarak – bu durumlara ilişkin – var-sayımlar öne sürerek yani, bir takım düşünce deneyleri oluşturabiliriz.


|5| Diğer taraftan, bir şey varken, onu yok sanmamız veya bir şey yokken, onu var sanmamız da mümkündür. Mümkün olan – daha açık bir deyişle – var veya yok olduğunu (yani, var olup, olmadığını) bil(e)mediğimiz bir şeyi yok veya var sanmaktır.


|6| Sayma durumunda bir seçim; sanma durumundaysa bir sürüklenim gerçekleşir.


|7| Birinci durumda, şeyin aslına ilişkin bilgimizden kaynaklı bir bilinçlilik, dolayısıyla olan-bitene ilişkin bir farkındalık, ve yine dolayısıyla o olan-bitenle ilgili olarak bir seçim söz konusuyken;


|8| İkinci durumda, şeyin aslına ilişkin böyle bir bilgimizin, dolayısıyla olan-bitene ilişkin bir farkındalığımızın olmayışı, sürüklenimimizin altında yatan nedenlerdir. Farkında olabildiğimiz tek şey, sanma sürecimiz süresince veya sanma sürecimiz sonucunda – görünür düzeyde – yaşadıklarımızdır. Gerçekte olan ve olduğu için de belirleyici olansa art alanda gerçekleşenlerdir; ne ki onlara ilişkin ne bir farkındalığa ne de onlar üzerinde bir denetime sahibizdir.


|9| Var / yok saymada, bir seçim ve olan-biten üzerinde bir denetim;


|10| Var / yok sanmada, farkında olunmayan bir sürükleniş ve denetimi altında bulunulan bir durum söz konusudur.


|11| İşte var sanılan bazı şeyler – sanıldığının aksine – var olmayabilirler; ama bu, onların birer “yalan” olduğu anlamına gelmez. Ortada bir “aldanış” ve bu aldanıştan kaynaklı, bilinçsiz, bilmeyerek bir “aldatış” olabilir; ama bu, “yalan”dan ve “yalan söylemek”ten farklıdır. Var veya yok sanma durumları – en uç noktada – birer “aldanış” durumları olabilirler; ama “yalan” değil!


|12| Aslında yok olan bir şeyi var sanarak, onun var olduğu konusunda aldanabilir ve bu sanınıza dayanarak davrandığınızda, çevrenizdekileri de aldatabilirsiniz. Daha doğru bir ifadeyle onların da aldanmasına – ister-istemez – neden olabilirsiniz.


|13| Bir yalan-daysa, var olduğunu bildiğiniz bir şey yokmuş; yok olduğunu bildiğiniz bir şey de varmış gibi davranarak aldatırsınız çevrenizdekileri.


|14| Aldanış, olanın, aslında-ne-olduğunun bilin(e)mediği durumlar için söz konusuyken; yalan, olanın, bilinmezlikten gelindiği ve diğer insanların da onu görmesinin önüne geçildiği durumlar için söz konusudur.


|15| Aldatmak ve yalan söylemek yüklemleri yakın anlamlı sözcükler olduklarından birbirleri yerine kullanılabilirler. Ancak bir kez daha anımsatılmalı ki


|16| aldatmak ile anlatılmak istenen, bir aldanış ve bu aldanıştan kaynaklanan, hem kendini hem de çevrendekileri – farkında olmayarak, bilinçsizce; ama kaçınılmaz olarak – aldatıştır.


|17| Yalan söylemek ile anlatılmak istenense, bilinen bir gerçeğe rağmen, o gerçeği görmezden gelerek ve diğerlerinin de onu görmelerini engellemek amacıyla o gerçeği çarpıtarak – bilinçli, istemli – bir yalan yaratma ve onunla da insanları aldatmaktır.


|18| Dolayısıyla bir yalan değildi seni inandırdığım. Yaşanan, ikimizin de paylaştığı ortak bir aldanış-tı. Ne sen bana yalan söyledin, ne de ben sana. İkimiz de aldandık ve bu aldanışlarımızdan dolayı aldattık birbirimizi; ama yalan söylemedik birbirimize.





1 yorum:

felicita dedi ki...

"Şimdi söyle bana, hangimiz daha büyük bir yalancıyız?
Ben seni aldattım, sen ise kendini"