Kenneth Clark, The Nude: A Study In Ideal Form adlı kitabında şunları söylemiş: Soyunukluk, elbisesiz olma durumunun adıdır; çıplaklık ise, birincisinden farklı olarak, bir sanatsal temsil kategorisidir. Soyunukluk, çoğu insanın elbisesizken duyduğu bir tür mahcubiyeti ima ederken; çıplaklık aydın gelenekte hiçbir rahatsız edicilik taşımaz. Çıplaklığın zihnimizde uyandırdığı imge, der-top olmuş savunmasız bir beden imgesi değil; rahat, kendinden emin ve hoşnut bir beden imgesidir: Yeniden biçimlendirilen beden. [...] Ne kadar soyut olursa olsun hiçbir nü yoktur ki seyreden üzerinde zerre kadar da olsa erotik duygu uyandırmasın. Eğer uyandırmıyorsa orada kötü bir sanat ve yanlış bir tutum var demektir. Sanat eserlerindeki güzel çıplak bedenlere bakma hazzı, fiziksel değil; öncellikle düşünsel bir hazdır. Bu görüş aydın gelenekte zihin ile beden arasında keskin bir ayrım yapılmasına yaslanır.
Diğer taraftan John Berger, Ways of Seeing adlı kitabında şunları dile getirmiş: Soyunuk olmak tek başına olmaktır; fakat çıplak olmak ise başkaları tarafından görülmek ve kendini tek başına algılamamak demektir. Soyunukluk kendisini kendine açar. Çıplaklık ise sergilenir.
0 yorum:
Yorum Gönder