
… deniz yolculuğu yapmanın tedirginliği yine üzerimde … ne ironik ki güvertede oturuyorum … tedirginliğimi bir ölçü de olsun bastırır umuduyla Arve Henriksen’in harikulade albümü Chiaroscuro eşliğinde, Weber’deki “akılsallık” (rationality) kavramına ilişkin olarak yazmam gereken makale için aldığım notları gözden geçiriyorum … bir ara, aldığım notlardan biri üzerinde düşünmek için başımı kaldırdığımda gözlerim, gökyüzüne serpişmiş – beni bambaşka düşünce iklimlerine sürükleyecek – bulutlara takılıyor : gökyüzü, onlara bakma, onları izleme zamanı ayıran insanların, onlarda bambaşka resimler görebileceği onlarca kümülüs bulutuyla dolu … Weber’e ilişkin sorular uçup gidiyor aklımdan, yerlerini James Gleick’in, Kaos adlı kitabında, matematiksel fizikçi Mitchell Feigenbaum’dan aktardığı ifadeler alıyor :..
“Derin matematik bilgisi olan bir kişi iseniz böyle bir manzaraya baktığınız zaman veya bulutların pufla üstüne pufla konmuş gibi yumuşak ve kabarık halini gördüğünüz zaman ya da denizde fırtına varken bir dalga kıranda durduğunuz zaman gerçekten de hiçbir şey bilmediğinizi anlarsınız.” (Kaos, s.183)
0 yorum:
Yorum Gönder