Mayıs 11, 2008

Tünelleme ...

|1| Kaldırımda yürürken – her ne kadar olmasa da – önümüzde duvar bir blok olduğuna inanıp, etrafından dolaşmayı seçebiliriz; ama önümüzde bir duvar olduğu halde, o duvarın aslında olmadığına inanıp, içinden geçemeyiz? Yoksa geçebilir miyiz?

|2| Bu örnek için iki farklı – dahası birbirlerine karşıt – ‘bilimsel’ açıklama öne sürmek olanaklı: Bu açıklamalardan birisi şöyle: Katı cisimlerin birbirinin içerisine girmesini engelleyen şey, maddesel doluluk olmayıp, atomlardaki hareketli elektronların birbirlerini itme gücüdür. Atom içerisindeki uzam boştur; ancak çok büyük elektriksel güçlerle doludur. İşte atomlar dünyasında rol oynayan da yalnızca bu elektriksel enerjilerdir; kütlenin bir rolü hemen hemen yok gibidir. Bizce, yani insanlar tarafından, bu elektriksel güçler, katılık ve sertlik gibi nitelikler şeklinde duyumlanır. Bunun nedeni, en ufak bir madde örneğinde bile milyonlarca pozitif ve negatif taneciğin bulunması ve bunların elektriksel etkilerinin bizim nahif duyularımızda birbirini ortadan kaldırmasıdır. Ancak kütle bakımından, yani eylemsizlik ve ağırlık bakımından, böyle bir pozitif ve negatif karşıtlığı yoktur. Bundan dolayıdır ki milyonlarca atom bir arada bulunduğu zaman bunların kütle etkileri toplanıp, bizler tarafından duyumsanabilecek toplam bir kütle etkisi yaparlar.(1)

|3| Açıklamalardan diğeri ise kuantum fiziğinde ‘tünelleme’ adını alıyor ve bir önceki göre kulağa çok daha garip geliyor: Klasik fiziğe göre herhangi bir cismin kinetik enerjisi negatif olamaz. Dolayısıyla duvara attığımız bir top duvarı delmeden öteki tarafa geçemez; çünkü duvarın getirmiş olduğu enerji engelini aşabilmek için – klasik fiziğe göre duvarın içinden duvarı delmeksizin geçebilmek için – negatif kinetik enerjiye sahip olmalıdır. Bu da klasik fiziğe aykırıdır. Kuantum kuramına göreyse bir enerji engelini aşmak için yeterli enerjisi olmayan bir kuantum parçacığı, yine de, bu engeli aşabilir. Yani engelin diğer tarafında bulunması olasılığı sıfır değildir. Kuramın tahmin ettiği ve doğruluğu deneylerle kanıtlanmış olan, radyoaktivite gibi olguları açıklayan bu etkiye tünelleme adı verilir.(2)

(1) Bozkurt, N. (2003). Bilimler Tarihi ve Felsefesi. Morpa Kültür Yayınları: İstanbul. s.62

(2) Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 395, Ekim 2000

1 yorum:

philis dedi ki...

sayı 395, bu bilim teknik bende de vardı Kuantumun Yüz Yılı gibi bişiydi başlığı her bilim adamından kendini kuantuma adamış alıntılar tarihlerin olduğu bi posteri de vardı ah daha dün gibi eğer yanılmıyorsam, o dönem oldukça kafamı karıştırmıştı, hoş şimdi daha da çok karıştırıyor, ama Kuantum kelimesinin varlığı bile, sert, keskin ve korkunç matematik bir dünyada bir bardak su serpilircesine içimi rahatlatıyor, ne yalan dicem ki =)